
ESKAD’ı görmekten kaçanların gözüne iyi ki SEVKAD Kaçtı! Belki bir gün SEVKAD’ı da ESKAD’ı da yaratan TC İşgal ve Sömürge Yönetimi de gözlerine batar!
Sömürge Yönetimi’nin besleyip büyüttüğü ESKAD’dan haberi olmayan ya da haberi yokmuş gibi davranan ve herşeyin kendileriyle birlikte ortaya çıkarak varolduğunu varsayanlar, SEVKAD’ın yeni yıl kutlamalarına alternatif dinci, gerici faaliyetiyle bir anda uykularından uyanınca feryat etmeye başladılar!
SEVKAD’ın ortaya çıkmasını sağlayan ve onun öncülü olan ESKAD(Evrensel Sevgi ve Kardeşlik Derneği), 1996 yılında kuruldu. Bu derneğin kurucu başkanı; Suudi Arabistan’daki Vahabi tarikatının üniversitesinde eğitim gören, TC devletinin işgal ordusu ve sömürge yönetiminin sadık savunucularından ve gönüllü görevlilerinden olan ve aslen Gönyelili birisi olan Ahmet Yönlüer’dir.
Sözkonusu kişi CTP-DP hükümeti döneminde Din İsleri Başkanı olarak atanmış ve bu süreçte ESKAD başkanlığını kendisi gibi dinci, milli görüşçü paramiliterlere bırakarak derneğin fahri başkanlığını sürdürmüştür.
Sözkonusu dernek daha sonra SEVKAD (Sevgi Kardeşlik Derneği) adıyla da faaliyetlerine devam etmiştir. Bu deneğin faaliyetleri ile igili bizler dışında kimse ilgilenmemeiş, sorunu ve sorunun kaynağını görmek istememiştir.
Keşke sorunumuz AKP ile ya da onun son atadığı müftü ile sınırlı bir gericilik olsaydı! Son atanan müftü olan Ahmet Ünsal’ın görevini suistimal ettiğini savunanlar, aslına bu kişinin tam da sömürgecinin verdiği görevi yaptığını, yani görevini suistimal etmediğini gözlerden gizliyorlar!
İyi ki bunca sorun içerisinde küçük burjuvalarımızın cafcaflı yeni yıl kutlamalarını hedef göstererek dinci gerici faaliyetleri dikkat çekmiştir de uyandıkları uykudan bir anda uyanıverip bu sorunun farkına varmışlardır. Gerçi onlar hala daha sorunun kaynağını görmezden gelmekte ve halk kitlelerinin de görmesini engeller bir tavır sergilemektedirler ama en azından farkına varmaları dahi bir olumluluktur. Sorunun kaynağının sömürgeci işgal düzeni olduğunu bilince çıkarmak ise yine bizlere düşmektedir.
Tarikatlar ve cemaatlar sömürgeci devletin demografik yapıyı değiştirmeye yönelik taşıdığı sömürgeci nüfus/yerleşimci sömürgeciliği politikalarının sonuçlarından biridir!
Sorunların nedenini ortadan kaldırmadan sonuçları ortadan kaldıramazsınız! Kaldırılabileceğini söyleyen işgal ve sömürgeciliği hiç anlamamış demektir!
Dileriz bu arkadaşlar da “ülke tarikatlara teslim” diyerek sorunun kaynağını görmezden gelmekten vaz geçerler ve ülkemizin kuzeyinde yürütülen dinci gerici faaliyetlerin esas kaynağı olan sömürgeci işgalci TC devletinin varlığını görerek mücadeleyi doğru hedefe karşı doğru şekilde örgütlemeye soyunurlar!