ANA SAYFA / Anasayfa / Yusuf Alkım – Aslolan sandık değil, örgütlü mücadele!

Yusuf Alkım – Aslolan sandık değil, örgütlü mücadele!

Kıbrıslı bir devrimci ve komünist olarak bugün ülkemin işgal altındaki kuzeyinde kurulan sözde “seçim” sandıklarına gitmiyorum.

Bunun nedeni “BOYKOT” değildir. Çünkü bizler için BOYKOT basit bir tepki değil, güçlü bir mücadele yöntemidir. Bu mücadele yöntemini hayata geçirebilmek için ise güçlü bir halk örgütlenmesi gerekir. Çünkü mevcut düzenin önünüze koyduğu sandık aldatmacasını BOYKOT ettiğinizde, yerine halkın kendi alternatif iktidar organlarını ortaya koymanız ve karşı çıktığınız düzenin meşruluğunu ortadan kaldırmanız gerekir. Yani “İkili İktidar” olarak adlandırılan; egemenlerin anti-demokratik iktidarına karşı, emekçi halk kitlelerinin kendi demokratik iktidar organlarını oluşturacak örgütlülüğe ve güce sahip olduğu koşullar. Bugün için böylesi koşullar söz konusu değildir, dolayısı ile devrimciler en güçlü mücadele yöntemlerinden birisi olan BOYKOT taktiğini hayata geçirmeyi hedeflememektedirler.

Peki böylesi koşullarda yapılması gereken nedir? Eğer gerçekleştirlen sahte seçim sürecine müdahil olup bu sürecin anti-demokratik yapısını teşhir edebilecek örgütlü gücünüz varsa aday çıkarmak bir yöntemdir. Bu yöntemi uygularken de hedefiniz oy toplamak değil, düzeni teşhir etmek ve örgütsel gücünüzü artırmak olmalıdır. Yani günün sonunda önemli olan kaç tane oy aldığınız değil, süreç içerisinde kaç kişi ile örgütsel bağ kurduğunuzdur. Eğer binlerce oy alıp tek bir örgütsel bağ kuramamışsanız bu başarı değildir, tersine anti-demokratik düzenin sahte seçim sürecinde yer alarak ona meşruluk katarak mücadeleye kazanım değil kayıp yaşanmasına neden olmuşsunuzdur. Ama birkaç yüz almanıza rağmen tek bir kişi ile bile örgütsel bağ kurup seçimden sonraki gün de devrimci mücadelenin parçası olmasını sağlamışsanız kısmen de olsa başarılı olmuşsunuz demektir.

Örgütlü olduğum Devrimci Komünist Birlik bugün ülkemizin işgal atındaki yarısında gerçekleştirilen sahte seçim sürecine yukarıda bahsettiğim çerçevede katılabilecek örgütlü güce sahip olmaması nedeni ile dahil olmamıştır. Dileyen DKB’nin süreç ile ilgili dün yayınladığı “Umut sandıkta değil, demokratik halk örgütlenmesindedir” (https://devrimtemizler.org/2025/10/17/umut-sahte-sandiklarda-degil-demokratik-halk-orgutlenmesindedir/) başlıklı yazıya bakabilirler. Bu yazıda bugünkü seçimlere katılan ve siyasal çizgi olarak bize en yakın söyleme sahip olan KSP’ye neden destek vermediğimiz ortaya konmaktadır. “Düzen adaylarını anladık da en azından KSP adayına oy vererek işgale karşı bu siyasete neden destek olmuyorsunuz?” diye soran olabilir. Bizim açımızdan KSP’nin bugünkü seçimlerde kaç tane oy alacağının pek bir önemi yoktur. Çünkü yukarıda da belirildiği gibi önemli olan KSP’nin bugün kaç oy alacağı değil, bu süreçte kaç kişiyle örgütsel bağ kurabildiği ve bunu devrimci mücadeleye kanalize edebildiğidir. Bizler zaten örgütlü olan ve işgal düzenine karşı devrimci mücadeleyi ören bir durumdayız, KSP ile örgütsel bir bağ kurmamız ise KSP’nin bize göre kabul edilemez yaklaşımları ve yapısından kaynaklı mümkün değildir. Dolayısı ile bugün gerçekleştirilen anti-demokratik seçimlerde destekleyebileceğimiz herhangi bir siyaset de bulunmamaktadır.

Kıbrıslı Türkler olarak irademizin gasbedilmiş olduğu ve sahte seçim sandıkları ile bu irade gasbının meşrulaştırılmaya çalışıldığı bu koşullarda, eğer herhangi birisi mevcut adaylar içerisinde destekleyebileceğine inandığı birisi varsa gidip ona oy vermesi kendi kararına bağlıdır. Ama derdi bu irade gasbına son vermek ve kendi kendimizi yönetebileceğimiz demokratik bir düzen kurma olan birisi varsa, bu hedefle yarın sabah ve sonraki sabahlar ne yapacağımızı konuşup ortak bir yol haritası belirlemek için hazırız. Çünkü önemli olan bugün vereceğiniz oy değildir, çünkü vereceğiniz oyla gasbedilmiş olan iradenizi geri almanız mümkün değildir, yarın ve sonraki günler için özgürlük ve bağımsızlık için nasıl mücadele vereceğiniz ise belirleyici olacak olan şeydir.

Gasbedilmiş irademizi geri almak için harekete geçmeye hazır olan arkadaşlar, bunu birlikte ele almak için yarın sabah nerede buluşuyoruz?

Ayrıca kontrol

Yusuf Alkım – Kapitalist sistem içerisinde birey olabilmek…

Bizlere doğduğumuz günden itibaren hep bencillik ve başkalarına güvenmeme öğretilmeye çalışılmaktadır. Çünkü içerisinde yaşadığımız sistemin …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir