ANA SAYFA / Anasayfa / Geçen Haftanın Ardından / 20-06-2022

Geçen Haftanın Ardından / 20-06-2022

Sömürgeci işgalci devlete yaranmaya çalışmanız boşuna!

Sömürgeci işgalci devlete onun buradaki sömürge yönetimine “kabul edilir muhalefet” yapsanız da, onun “terör listesi kararnamesi”ni çıkarsanız da “KKTC meclisi” dediğiniz mandrasında sömürgeci işgalci TC dışişleri bakanı Çavuşoğlu size egemenliğin kimin elinde olduğunu fırçasını atarak gösteriyor!

Sizler de mandrada fırçayı yeyip, sömürgecinin aklı ve diline saygı gösterip, susup oturacaksınız, her zamanki gibi!

Sömürgeciyle diyalog kurarak soruna, sorunlara çözüm bulunabileceğini savunan reformist, ulusal sol, sosyal demokrat siyasetlerin bu duruşları, sömürgecinin tüm yetkililerinin hergün, her alandaki uygulamalarıyla, yaptıklarıyla ve açıklamalarıyla hayalden öte gidemeyeceğini pratikte göstermektedir!

Sömürgeci işgalci devlete, işbirlikçilerine diz çöktürmeden, onu ülkeden defetmeden ülkemizin bağımsızlığa kavuşup birleşmesi mümkün olmadığı gibi siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel sorunlara çözüm bulunamayacağı da bir gerçekliktir.

Sömürgeci, işgalci, ilhakçı devlete karşı özgürlük mücadelesi veren ulusların/halkların özgürlük hareketlerine, gerillasına mücadelesine saygı duyanlara, destek verenlere “terörist” diyerek düşmanlık gösteren saldıran, katleden devlete, yetkilisine “terörist sizsiniz, devletinizdir!” diye haykırılır!

Bunu demek yerine “terörist” olmadığını kanıtlamaya çalışanların, ezilen ulusların, halkların dostu olmadıklarını görelim!

1950’li yıllarda TMT’si ile başlayan 1974 sonrası işgal edip sömürgeleştirdiği Kıbrıs’ın kuzeyini TC Sömürge Yönetimi ile yönetenler özür dileyip işgal ve sömürgecilikten vaz mı geçtiler de Mevlüt Çavuşoğlu’ndan özür dilemesi isteniyor, bekleniyor?

Velev ki, olmaz ya hadi olur diyelim, Çavuşoğlu CTP yöneticilerinden özür dilese işgal ve sömürge yönetimi ortadan mı kalmış olacak?

Elbette CTP’nin TC işgal ve sömürge yönetimi diye bir derdi yok. Çünkü TC işgal ve sömürge yönetimi yoktur diyor!

Çavuşoğlu’ndan özür dilemesi istenirken bu gerçekleri örtüyor, gizliyor ve halkı yanıltıp aldatıyor!

Bu CTP’nin gözümüzdeki merteği görmezden gelen ikiyüzlü siyasetidir!

İkiyüzlü siyasete bir diğer örnek; Bağımsızlık Yolu!

“The Left and the Cyprus Problem” isimli platformun çevrim içi toplantısına katılan Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Celal Özkızan, kuzeyde yaşayan Türkiye kökenli insanların Kıbrıslı Türk halkının bir parçası olduğunu ve Kıbrıs’ın geleceğinde de yerleri olduğunu iddia etti.

Ezilen sömürülen birbirine kırdırılan halkların kardeşliğini sağlayacak, yaşadıkları Kıbrıs adasında taksimi, bölünmüşlüğü ortadan kaldıracak ortak vatan için ortak örgütlenme ve ortak mücadeleyi reddeden ve TC işgalini, sömürgeciliğini meşrulaştıran, TC işgali altında sömürgeleştirilen bölgede kalan Kıbrıs halklarından Rum ve Maronitleri yok sayan, ama sömürgeci amaçlarla taşınmış gerici faşist nüfusu ” göçmen, emekçi, Türkiye kökenlı Kıbrıslı Türk” olarak tanımlayan ulusal solcuların şoven ikiyüzlü siyasetlerine örneklerden biri de Bağımsızlık Yolu’dur!

Bugün sömürgede sınıf mücadelesiyle bağımsızlık özgürlük mücadelesi içiçe geçmiştir.

Bağımsızlık mücadelesi de, sınıf mücadelesi de işçi, emekçi, ezilen halkların birleşik devrimci örgütlü mücadelesi ile zafere ulaşabilir.

Bu iki görevi birbirinden bağımsız görerek görevlerden sadece birine öncelik vermek, ülkemiz genelindeki sorunların kaynağını ve sorunların çözümünde önderlik edecek gücü ve onun önderliğinde birleştirilmesi gereken güçleri gözardı etmektir.

Bilinmelidir ki; TC işgal ve sömürgeciliğine adanın ve halkların bağımsızlığı, özgürlüğü, kardeşliği için mücadele edecek güç ile onun koruyup kolladığı işbirlikçi ve sömürgeci sermayenin sömürüsüne karşı mücadelede edecek güçtür aynıdır.

Ancak ulusal solcular için “kimlik değil sınıf mücadelesi” denilerek sömürgeci amaçlarla taşınan gerici faşist paramiliter nüfus “göçmen” ve “Türkiye kökenli Kıbrıslı Türk, burayı yurt bilen Kıbrıs Türkleri” olarak gösterilerek sömürgeci TC devletine yaranmaya çalışan ikiyüzlü reformist, ulusal solcu siyasetlerdir.

Bu nedenle sakın ola ‘Türkiye kökenli Kıbrıslı Türk” “burayı yurt bilen Kıbrıs Türkü” Arıklı’ya sömürgeci TC’nin sömürgeci amaçla taşıdığı gerici faşist paramiliteri demeyin.

Onlara göre o da “bir emekçini çocuğu ve göçmendir! Türkiye kökenli Kıbrıslı Türk, burayı yurt bilen Kıbrıs Türküdür!”

Onlara göre Kıbrıs sorunundan ve bu sorunu yaratanlar içinde yeralan sömürgeci işgalci TC devletinin kuzeydeki işgalinden sömürge yönetiminden sözetmeyin!

Bugün sınıf mücadelesinde işçi emekçi ezilen halkların karşısındaki güç olan sömürgeci ve işbirlikçi SERMAYE sınıfı, sermayenin koruyucu, kollayıcısı TC devletinin işgal ordusu, polisi, yargısı vb silahlı silahsız resmi gayri resmi gerici faşist paramiliter yerli ve sömürgeci nüfustan güçlerin olduğunu;

Bu sömürgeci işgalci devletin silahlı silahsız güçlerinin ayni zamanda adanın ve halkların bağımsızlığı özgürlüğü kardeşliği önündeki güçler olduğunu gizleyenler, halkların işçi ve emekçilerin çıkarlarını savunan sınıf dostları da değillerdir.

Ulusal solcular olsa olsa sömürgecinin kabul edilir muhalif güçleri olabilirler.

Siz kimin Türkiye’sini/Anadolu’sunu seviyorsunuz?

Biz ezilen halkların sömürülen işçi ve emekçilerin Anadolu’sunu, Türkiye’sini severiz.

Biz sermayesini de sermayenin Türkiye’sini de, onlarin eli kanlı sömürgeci, işgalci bize halklara düşman devletini de sevmiyoruz!

Biz bu ayrımı yapmaktan kaçınanların kimler olduğunu biliyoruz!

Biz onların “Türkiye” sevgisi derken, sömürgeci devlete bağlılıklarını kanıtlamaya, yaranmaya ve onu savunmaya çalışan sömürgedeki işbirlikçi siyasetçiler, partiler, partililer gazeteciler vb. olduğunu görebiliyoruz!

İlhaka karşı olmak…

İlhaka, iltihaka karşı olduklarını ileri sürenler ayni zamanda işgale ve sömürgeciliğe karşı mıdırlar!

TC işgal ve sömürge yönetiminin varlığını reddedenler, sömürgeciye perde olan işbirlikçi gerici faşit partiler yanında, şovenist, liberal, reformist, ulusal solcular da “bağımsız KKTC” algısının geliştirilmesine katkı koyarlarken “ilhaka, iltihaka” karşı çıkarmış gibi ikiyüzlü siyaset yapıyorlar!

İlhaka, iltihaka karşı tutarlı olmanın yolu işgale, sömürgeciliğe emperyalizme karşı mücadeleden geçer.

Ayrıca kontrol

Emekçiler nasıl rahat eder?! (Giriş)

Son yıllarda ülkemizin kuzeyindeki sermaye sınıfı temsilcilerinin ikide bir ağızlarında geveledikleri ‘yabancı işçilere daha düşük …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir