
Daha dün TC devletinin sömürgeleştirdiği ülkemizin kuzeyinde MOBESE(Kent Güvenlik Sistemleri) yasasını savunan Doğuş Derya, dijital verilerin TC devletine aktarılacağını belirterek, sömürgecinin yerel kurumlarından olan KKTC’yi sanki egemen bir devletmiş gibi gösteriyor. Bu yolla aslında TC sömürge yönetimince kurulmuş MOBESE sisteminin işlevinin ne olacağını ve verilerini kimin hangi amaçla kullanacağını bildiği halde, resmen ikiyüzlü bir siyaset yürüterek halkı da yanıltmaya çalışıyor!
Derya, protokol çerçevesinde kurulacak olan sistemin yönetiminin sınırsız bir şekilde TÜRKSAT’a devredildiğini ifade ederek; “Bir devletin bütün dijital altyapısının, verilerinin ve işleyişinin bir başka devlette faaliyet gösteren bir şirkete devredilmesi egemenlik ihlali değil mi?” diye soruyor!
1950’li yıllarda bu toplumun egemenliğinin İngiliz Sömürge Yönetimi’nin desteğinde, TC devletinin TMT’si de araç olarak kullanılarak, Temmuz 1974 işgaliyle birlikte TC devleti sömürge yönetiminin eline geçtiğini yok saymaya ve “KKTC” egemen bir devletmiş gibi göstermeye çalışmak ikiyüzlü burjuva liberal bir siyaset değil midir?
Ta en başında bizler Mobese Yasası ile amaçlananın yerli halkın gözetlenmesi olduğu belirterek, bu yasanın savunulacak, sahiplenilecek hiç bir yanı olmadığı eleştirisi yaptığımızda ve bu uygulamaya karşı çıktığımızda, karşımıza CTP’li yetkililerle birlikte Doğuş Derya sürülmemiş miydi?
Günün sonunda bu noktaya gelineceğini onlar da çok iyi bilmiyorlar mıydı?
Elbette çok iyi biliyorlardı ve bunu bildikleri halde şimdi iş ola, beri gele, işbirlikçi gerici faşist partileri sorumlu göstererek ve üstüne üstük KKTC savunuculuğu yaparak, sömürgeci işgal yönetimini gizlemeye devam ediyorlar.
Gerçekler artık gizlenemeyecek kadar açık bir şekilde ortadayken, burjuva liberal, demokrat, sosyal demokrat ve reformistlerin bu tür “radikal” çıkışları, kendi ikiyüzlü siyasetlerinin de deşifre olmasına yol açıyor.